SEYŞELLER
NÜFUSU : 81.188 Kişi En kalabalık 181 . ülke
BAŞKENTİ : Victoria
İDARİ BÖLÜMLER: : 23 idari bölge; Anse aux Pins, Anse Boileau, Anse Etoile, Anse Louis, Anse Royale, Baie Lazare, Baie Sainte Anne, Beau Vallon, Bel Air, Bel Ombre, Cascade, Glacis, Grand` Anse (Mahe), Grand` Anse (Praslin), La Digue, La Riviere Anglaise, Mont Buxton, Mont Fleuri, Plaisance, Pointe La Rue, Port Glaud, Saint Louis, Takamaka
İKLİM : Tropikal deniz iklimi. Seyşeller’in yazı, Ekim`den Nisan`a, sıcak ve yağmurlu, kışı ise Mayıs`dan Eylül`e, daha serin ve kuru geçiyor.
İDARİ ŞEKLİ : Başkanlık Tipi Cumhuriyet
DİN : Roma Katolikleri %90, Anglikan %8, diğer %2
DİL: Kreol Dili, İngilizce ve Fransızca
COĞRAFİKONUM : Doğu Afrika, Hint Okyanusunda adalar gurbu, Madagaskar`ın kuzeydoğusunda yer alır. Victoria : Dünyanın en küçük başkenti Victoria’nın bulunduğu Mahe Adası’ndan kalkan, kapısız pilot kabinli küçük uçak adeta bir dolmuş gibi. Adalar arası ulaşım teknelerle olduğu kadar bu küçük uçaklarla da sağlanıyor. Adalardaki uçak pistleri, okyanusla başlıyor, okyanusla sona eriyor. Gökyüzünden Seyşel Adaları’nı seyretmeden, okyanusun ortasındaki bir adanın yalnızlığını anlamak kolay değil. Bazı adalarda hiç yerleşim yok, bazılarındaysa küçük topluluklar yaşamlarını sürdürüyorlar. Nüfusun yüzde 90’ı en büyük ada Mahe’de, yüzde 10’u ise Praslin ve La Digue’de yaşıyor. Birkaç adada, konforlu bir Robinson Crusoe fantezisi yaşamak isteyen, biraz da cebi dolu turistleri bekleyen, adayı kapatmış ‘’resort’’lar var. Hindistancevizleriyle karşılanıyorsunuz, tropikal çiçekler boynunuza dolanıyor, her birinin önünde özel kumsalı olan villaların jakuzileri köpükle doldurulup Kamboçya çiçekleriyle süsleniyor, cibinlikli yataklara palmiye yapraklarıyla ‘’Welcome’’ (Hoşgeldiniz) yazılıyor. En görmüş geçirmiş turistin bile burun kıvıramayacağı bir karşılama bu. Tropikal bitki örtüsü, dağları ve 50’nin üzerindeki kumsalıyla Mahe, Seyşeller’e atılan ilk adım. Mahe’nin, diğer adalardan farkı, başkentin merkezindeki yaşam. Örnekleri azalmış olsa da tipik Kreol mimarisindeki binaları, meyve, balık, sebze ve tropik meyvelerin satıldığı canlı çarşısı (Market Street), tek sineması, kilisesi (Church Street), şirin dükkanları, bir iki kafe ve restoranıyla, adalıların günlük yaşamını gözlemleyebileceğiniz ve onlarla tanışabileceğiniz, sevimli, küçük bir kent. Victoria merkezde, Botanik Bahçeleri, Milli Tarih Müzesi, özellikle sabahları canlı olan Sir Selwyn Selwyn- Clarke Çarşısı ve Doğa Tarihi Müzesi gezilebilir. Mahe, sadece 27 km uzunluğunda. Ünlü Beau Vallon Plajı’nın bulunduğu kuzeybatı kısmı, diğer bölgelere göre daha kalabalık. Bu kıyılarda birçok otel, pansiyon, villa ve restoran bulunuyor. Buna karşılık, adanın en güzel plajları ve küçük köyler daha sakin olan güneyde. Endüstriyel yapılaşma adanın kuzeydoğu sahilinde, Victoria çevresinde gelişmiş. Yaşam alanı yaratmak için denizin doldurulması mercan kayalıklarına büyük zarar vermiş. Mahe’nin doğu kıyısından tekneyle 20 dakika mesafede, Sainte Anne Milli Parkı’ndaki Moyenne Adası, park alanı içindeki altı adadan en ilginç olanı. Adalardan biri hapishane olarak kullanılıyor ve sadece üçü turizme açık. Moyenne Adası, 40 yıldır burada yaşayan ve adayı kendi özel cennetine dönüştürmüş olan 80 yaşındaki İngiliz Brendon Grimshaw’a ait. Bu modern zamanların Robinson Crusoe’ unun deneyimlerini merak ediyorsanız, onunla sohbet edebilirsiniz. Adaya günübirlik turları var. Tura, altı cam bir tekneyle ulaşım, muhteşem manzaralı restoranda yemek ve şnorkel malzemesi dahil. PRASLIN ADASI : Erotik hindistancevizler : Praslin’in, ‘‘Palmiyeler Adası’’ anlamına gelen orijinal ismi, Praslin Milli Parkı’nın kalbinde yer alan doğal alan Valee De Mai ile daha da anlam kazanıyor. Biri üç saat süren, beş yürüyüş parkurunun bulunduğu bu bakir ve alabildiğine vahşi vadinin en büyük özelliği, Praslin’e özgü olan ve doğal olarak sadece Seyşeller’de yetişen ‘’erotik’’ Coco de Mer palmiyelerinden (Denizde yetişen hindistancevizi) burada binlercesinin görülebilmesi. Yaşları 200- 400 yıl arasında. Sadece dişi ağaçlarda, yuvarlak hatlı hindistancevizlerinden var. Yine dişi ağaçlar, dünyanın en büyük tohumuna sahip ve ağırlığı 20 kiloyu geçebiliyor. Erkek ağaçlar meyve vermiyor ancak bir metreyi geçebilen çiçek saplarıyla, erotik dişilerden aşağı kalır yanları da pek yok. Güzel bir günde, Valee de Mai, gökyüzüne yükselen palmiye ağaçlarının arasından süzülen ışıkla, başta fotoğrafçılar ve ressamlar olmak üzere, birçok ziyaretçi için akıllar durdurucu bir güzelliğe sahip. Buraya özgü bir tür olan siyah papağanı görmeniz oldukça zor olsa da sesini mutlaka duyacaksınız. LA DIGUE ADASI : Zümrüt yeşili bir deniz, şeker beyazı kumsallar ve denizin şekillendirdiği, hayalgücünü tetikleyen dev granit kayalıklar... Bu, Seyşeller’in kartpostallarda en fazla rastlanan görüntülerinden ve çoğu da La Digue Adası’nın, Anse Source D’Argent plajında çekilmiştir. Dünyaca ünlü bu plaj, kuşkusuz Seyşeller’e gelen turistlerin La Digue’e uğramadan edememelerinin nedeni. Seyşeller’in dördüncü büyük adası La Digue, büyük adaların içinde en güzeli. Ulaşımın bisiklet ve öküz arabasıyla sağlandığı ada, huzurlu ritmi, çoğu asfaltlanmamış yolları, patikaları, geleneksel yaşamı ve mimarisiyle, zamanın durduğu izlenimini veriyor ve adada geçirdiğiniz her an buradan ayrılmanızı güçleştiriyor. Ada, yan gelip yatılacak, keyfi çıkarılacak bir yer. Ancak yine de otelinizin vereceği ya da kiralayacağınız bisikletlerle La Digue’i keşfetmelisiniz. Anse Source D’Argent plajına akşamüstü gidin; böylece hem kalabalığı atlatır hem de en güzel ışıkta, her biri bir sanat eserini andıran kayalıklara karşı yüzebilirsiniz. Palmiye yapraklarından şapka yapıp satan adalıya burada rastlayacaksınız. Plaja giden yol üzerinde, L’Union Estate (Hindistancevizi çiftliği) var. PARA BİRİMİ : Seyşel Rupisi (SCR)
SAAT FARKI : 2 saat ileri
ŞEHİR İÇİ ULAŞIM : Seyşeller’de otobüsle yolculuk etmek gayet pratik ve ucuz oluyor. Ancak hafta sonlarında ayakta kalmanız, hatta bazen beklemeniz gerekebilir. Taksi daha rahat bir alternatif. Hatta şoförler tüm adayı dolaştırırken bir yandan da bir rehber gibi gördüklerinizi anlatıyor. Bir başka seçenek de bisiklet. Son derece popüler ulaşım araçları olan bisikletler sayesinde adayı kendi hızınızda gezebilir, istediğiniz yerde mola verebilir, gezerken de sıkı bir spor yapmış olursunuz. Seyşeller’e gitmeden önce araç kiralamak ve havaalanına vardığınızda hiçbir şeyle uğraşmadan arabanıza binip otelinize gitmek isterseniz arabanız Mahe Adası’nda sizi karşılıyor. Feribotlar adalar arası ulaşım için en uygun yol. İsterseniz ağır ağır, geze geze guletlerle gidebilirsiniz, hızlı davranmak isterseniz de katamaranı tercih edebilirsiniz. Praslin ve La Digue Adaları arasında sık sık kalkan feribotlar var. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürüyor. Mahe ve Praslin arasında ise günde iki sefer var. Cat Cocos’la yolculuk bir parça olsa da son derece keyifli. Seyşeller’de helikopter ve uçak gibi ulaşım alternatifleri de mevcut. Mahe-Praslin arası uçuşlar gün boyu sürüyor. Fregate Island, Bird Island, Denis Island, Desroches ve Alphonse’taki resort’lara ise charter’lar ayarlanabiliyor. Bir yol da helikopter... Bird, Cousine, Denis, Felicite, Fregate, La Digue, Mahe, North, Praslin, Sainte Anne ve Silhouette adaları arasında helikopterle hızlı bir yolculuk yapabilirsiniz. Hem de adaları tepeden görerek...
TELEFON : Seyşeller’in uluslararası telefon kodu 248. Cep telefonunuzu orada ulaşılır hale getirmek için operatörünüze başvurarak uluslararası dolaşıma açtırmanız gerekiyor. Operatörünüzün Seyşeller’de anlaşmalı olduğu operatörler ister otomatik olarak ister sizin seçiminizle kullanılır hale geliyor. Ancak telefonunuzun frekansının uyumlu olup olmadığını önceden operatörünüze danışarak öğrenmeniz gerek. Sizi arayacak olanların +90 (5XX) ya da 00 90 (5XX) tuşlaması gerekiyor.
Seyşeller’den Kenya, Nairobi’deki Türk Konsolosluğu sorumlu: Gigiri Road, Limuru Road’un sonu, Nairobi; (254) 20 712 25 62 Ambulans, polis, itfaiye ve her türlü acil durum telefonu: 999 YEME & İÇME : Hindistancevizi ve köri ağırlıklı Kreol mutfağı, otellerde zengin mönülerle sunulurken, evlerde balık ve pilavla sınırlı. Tüm Batılı görünümüne ve huzurlu ritmine rağmen, Şeyşeller halkının yaşam standardı oldukça düşük. Sokaklarda dilenci ya da evsiz yok ama hayat pahalılığı omuzlarda ezici bir yük. En büyük nedeni, Hint Okyanusu’nun açıklarında, bu coğrafyanın getirdiği yalnızlıkla baş etmek zorunda olması. Seyşeller, bugün yiyecekten giyeceğe, ihtiyaçlarının yüzde 90’ını ithal ediyor. Papaya, mango, avokado gibi tropikal meyveler yetiştirip, tütün ekiyor ama birçok meyve ve sebzede dışarıya bağımlı. Seyşeller ekonomisine en büyük destek, ton balığı ihracatı. Dünyanın en büyük ikinci ton balığı konserveleme tesisi Victoria’da. ALIŞVERİŞ : Köylerdeki sergilerden size bu adayı hatırlatması için parlatılmış deniz kabukları ve Hindistan cevizinden yapılmış objelerden satın alabilirsiniz.
EĞLENCE : Danslarını seyrederken, kökenlerinin Afrika olduğundan emin ediyorsunuz. Sega ve moutia’da, Afrika’nın sıcak kanı ve baştan çıkarıcı kıvrımları ortaya çıkıyor. Seyşeller’de, turistler talep etmediği için değil, halk da pek düşkün olmadığından canlı bir gece hayatı yok. Restoranlar 22.30 gibi kapanıyor. Ancak bayramlarda ve festivallerde, halkın eğlendiği geleneksel görüntülere rastlamak mümkün. Yine aynı adada, tatil köyünün lüks restoranında, turistler için Deniz Mahsulleri Gecesi düzenlenmiş. Birkaç gün sonra da, Kreol Gecesi var.
 |