Ana Sayfa Neden Tatilweb Hakkımızda Sık Sorulan Sorular Müşteri Referansları İletişim
Egzotik Ada Turları
Balayı Turları
Avrupa Turları
Kurban Bayramı Turları
Yunan Adaları Turları
Uzakdoğu Turları
Avantajlı Promosyon Turları
Gemi Turları
Afrika Turları
Orta Doğu Turları
Güney Amerika Turları
Kayak Turları
Münferit Turlar
Özel Grup Turları
 
Gitmek istediğiniz yeri yazın,
en uygun turu hemen bulun!
 
 
Ana Sayfa > Ülke Bilgileri
 
Ülke Bilgileri
 
 Ülkeler
Avusturya
Maldivler
Bali
Malta
Bali - Singapur
Mısır
Bali - Thailand
Mısır - Sharm El Sheikh
Birleşik Arap Emirlikleri
Mykonos&Atina
Çek Cumhuriyeti
Portekiz
Fas
Rusya
Fransa
Seychelles
Güney Afrika
Thailand
Güney Amerika
Thailand & Singapur
Güney Amerika - Brezilya
Umman
Güney Amerika - Peru
Yunanistan
Hollanda
Yunanistan - Atina
Hurghada
Yunanistan - Kos
İngiltere
Yunanistan - Mykonos
İspanya
Yunanistan - Mykonos & Naxos & Santorini
İtalya
Yunanistan - Mykonos & Santorini
İtalya - İspanya
Yunanistan - Rodos
Kıbrıs
Yunanistan - Rodos&Kos
Küba
Yunanistan - Samos
Macaristan
Yunanistan - Santorini
Macaristan-Çek Cumhuriyeti-Avusturya
 

MYKONOS
Mykonos en çok ziyaret edilen ve en pahalı Yunan adasıdır. Tüm Ege Denizi’ndeki en hareketli gece hayatı yaz sezonu boyunca burada yaşanır. Ada’nın asıl müdavimlerini ise dünya jet sosyetesi oluşturur.
Mykonos, çılgın yaşantısı ve her türlü cinsel tercihe olan toleranslı yaklaşımıyla ünlüdür. Mykonos, bembeyaz badana vurulmuş balkon ve duvarlarından sarkan rengarenk begonviller, sardunyalarla süslü Mykonos evleri ve rıhtımda yan yana sıralanmış yeldeğirmenleri ile ada, zor beğenenlerin bile kalbini çalmaya yetecek kadar çekiciliğe sahiptir.
85 kilometrekare yüzölçümlü oldukça küçük bir ada olan Mykonos’ta sürekli olarak 5,500 kişi yaşar. Ada 1453’ten 1832’ye kadar Osmanlı hakimiyetindeydi.
Mykonos Adası’nın başşehri, büyük yolcu gemilerinin de yanaştığı bir liman şehri olan, Mykonos, çok kullanıldığı adıyla Hora Kasabasıdır.
Görülecek Yerler/Aktivite:
Plajlar: Mykonos gibi küçük bir adada sayıları onbeşi bulan plajlar buranın bir tatil adası olduğunun göstergesidir. Mykonos limanına en yakın olanları Malalianos ve kalabalık Tourlos plajlarıdır. Eğer zamanınız varsa limandan Platys Gialos plajına giden otobüslere binmeniz, ve buradan kalkan kayıklarla Mykonos Adası’nın en iyi plajları olan Paradise(cennet), Super Paradise, Agrari ve ya Elia’ya gitmeniz önerilir. Bunlardan Super Paradise bir çıplaklar kampıdır. Elia ise en sonda olduğundan, Ada’nın göreceli en sakin plajıdır.
Folklor Müzesi: Müzenin binası 1700 yıllarından kalma bir malikanedir. İçeride onarılmış bir 19. yüzyıl mutfağı ve yatak odasınınyanısıra yine bu yüzyıllara ait bir çok antika eşyayı da seyretmek mümkündür.
Bir köşede duran ve Mykonoslu’lara o hüzünlü geçmişi hatırlatan içi doldurulmuş Pelikan Petros’un ise ilginç bir hikayesi var; 1950 kışındaki büyük fırtınada Ada’ya zorunlu iniş(düşüş) yapar Pelikan Petros. Ada’lılar kuşu bağırlarına basar çünkü Pelikan’ın gelişiyle beraber Ada’nın kaderi sakin bir balıkçı köyü olmaktan, dünyanın en ünlü eğlence merkezlerinden biri olmaya doğru bir değişim yaşamaya başlar. Ancak 1985’te Pelikan Petros bir arabanın altında kalarak can verir. Bu gün Ada’nın sokaklarında serbestçe dolaşan, Petros’un yerine getirilen 2.Petros’tur.
Arkeoloji Müzesi: Delos tarihi bölgesinden getirilmiş antik Yunan zamanından kalma çanak-çömlek, mezar taşları, taklar, bir Herkül heykeli ve Çanakkale’de geçen tarihi Truva Savaşı’ndan bir sahneyle süslenmiş bir içki kabı bu müzede sergileniyor.
Deniz Müzesi: Antik zamanlardaki denizcilikle ilgili araç gereçlerin ve amfora, eski paral vb. Gibi sualtı buluntularının sergilendiği bir müzedir.
Kültür Müzesi: Bir açıkhava müzesi olan kültür müzesinde geleneksel tarım aletleri görülebilir. Antik Yunan kalıntıları olan bu aletlere örnek olarak, harman dövme aleti, kuyu, fırın ve şarap yapım aletini verebiliriz. Müzenin önemli parçasıysa hala çalışır durumdaki antik yeldeğirmenidir.
Parapotiani Kilisesi: Ada’ya tepeden bakan bu kilise, sayıları 500’ü geçen kiliseler içinde görsel bakımdan en dikkat çekici olandır. Bunun sebebi de beş ayrı küçük kilisenin tek bina olarak birleştirilmesiyle ortaya çıkan ilginç asimetrik görüntüdür. Fotoğraf tutkunlarının görmesi gereken kilise Meryem Ana’ya adanmıştır.
Delos Adası: Mykonosa yalnızca 6,5 km uzaklıktaki Delos Adası’nın, 5 kilometrekarelik küçük yüzölçümüne ters orantılı olarak tüm Kiklad Adalar Grubu içinde arkeoloji bakımından en önemlisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Öyle ki ‘daire’ anlamına gelen Yunanca ‘kyklos’tan türeyen kiklad, diğer Adalar’ın Delos etrafında olan dairesel duruşları dolayısıyla bu şekilde adlandırılmıştır.
Delos Adası, Antik Yunan Dini olan ‘mitoloji’ye göre, Tanrı Apollon ile Tanrıça Artemis’in doğum yeridir.
Antik zamanlarda burada bir yerleşim de vardı. Antik tiyatro, zengin mozaiklerle süslü evler, Apollon Tapınağı ve Aslanlı Yol, Delos Harabeleri’nde görülebileceklerden yalnızca bir kaç örnektir. Bu gün modern hiç bir yerleşimin olmadığı Delos’a rehberli bir tur eşliğinde gitmenizi ve ya gişeden alabileceğiniz bir kitapçıkla gezmenizi öneririz.
Alışveriş: Dünyanın en ünlü markaları için büyük Avrupa şehirlerine gitmenize gerek bırakmayacak çeşitlilikteki mağazalar Hora’da yoğundur. Ayrıca keten ve dantel perdeler Mykonos’ta en çok satılan eşyalardandır. Kuyumcularda eski Bizans takılarının kopyaları, galerilerde ise müzelerdeki antik objelerin kopyaları dikkat çekecek güzelliktedir. Halı kollektörleri içn Antik Yunan Desen’i motifli halılar ilginç olabilir.
Yemek: Yaz boyu kozmopolit bir nüfusa sahip olan Mykonos’ta her damak tadına göre en az bir restaurant bulmak mümkündür. Geleneksel Yunan yemekleri yapan El Greco in Plateia Tria Pigadia adlı restaurant Ada’nın en eskilerindendir.
Gece Hayatı: Mykonos gece hayatı söz konusu olduğunda bir numaradır. Çılgın, uçuk-kaçık eğlenceler sınır tanımaz ve sabaha kadar sürer. Ada bu gün dünyaca ünlü bir gay cenneti olduğundan özel gay barları, club ve diskolarının sayısı oldukça fazladır. Ancak bu Mykonos’ta sadece gay nüfus olduğunu göstermez. Ada her yaz sezonunda farklı coğrafyalar ve farklı cinsel tercihlerden yüzbinlerce kişiyle dolup taşmaktadır.

NAXOS
Naxos, 400 kilometrekarelik yüzölçümüyle Kiklad Adalar grubunun en büyük, ve en verimli topraklara sahip adasıdır. Ada’da zeytin, turunçgiller, mısır ve patates yetiştirilir. Yeşillik, keçi yetiştirmek içinde elverişli bir ortam oluşturur, böylelikle Ada, kendi meyve, sebze ve peynirini karşılayabilecek durumdadır. Naxos diğer Adalar’a göre daha fazla yükseltiye sahiptir; 1010 metrelik Zeus Dağı tüm Kiklad Adalar grubu içinde en yüksek tepedir. Dağları ve yemyeşil vadileriyle Naxos, en güzel manzaralara sahip olan adalardan biridir. Ada, Mykonos, Santorini ve çok yakındaki Paros kadar olmasa da popülerdir ve bu yanıyla sakin ve dinlendirici bir tatil arayanların ihtiyaçlarına cevap verir.
Naxos’a gemiyle gelenlerin (Ada’da bir de havaalanı mevcut) limana yanaşırken gözüne çarpan ilk şey ‘büyük kapı’ anlamındaki Portara olur. Milattan önce altıncı yüzyıldan kalma bu büyük kapı, mitolojide geleceği gören Güneş Tanrı Apollon’un tapınağının günümüze kadar ulaşabilmiş tek kalıntısıdır.
Naxos, mitolojide Ariadne ve Thesusus hikayesiyle yer alır. Kahraman Thesus’a aşık olan Girit Kralı’nın kızı Ariadne, Thesus’un evlilik vaatlerine kanarak onu hapsedildiği labirentten kurtarır. Fakat Atina’ya kaçarlarken Thesus Ariadne’yi Naxos’ta bir başına bırakarak terkeder.
Görülecek Yerler/Aktivite:
Naxos Kasabası: Ada’nın başşehri olan Naxos Kasabası’nın Bourgos adındaki bir kıyı yerleşimi, Kastro (kale) adındaki bir de tepe yerleşimi vardır. Kıyı alışveriş, postane, internet vs. gibi ihtiyaçlarınızı görebileceğiniz, kafeler, barlar, plajlar açısından tatminkar bir yer konumundayken, Kastro tarihseverleri çağırmaktadır.
Ortaçağ’da Venedikliler’in dükalık kurduğu Naxos’un başşehri o zamanlar tepedeki Kastro imiş. Bu gün hala ortaçağdan kalma kalesi ile çevrili tepe yerleşime açık. Dönemeçli dar sokaklarında gezerken balkon ve bahçe kapılarından çiçekler sarkan Venedik evlerinin bir çoğunda ilk evsahipleriyle ilgili armalar görmek mümkün (eğer bu evlerin iç dekorunu merak ediyorsanız Venedikli Müzesi’ne uğrayabilirsiniz). Bu bölgede bir de eski bir okul binasında yer alan Arkeoloji Müzesi var. Erken Yunan ve eski Roma dönemlerinden objeler görebileceğiniz bu müze bir okulken, öğrencilerinden biri de dünyaca ünlü Yunan Edebiyatçısı Nikos Kazantzakis (Zorba the Greek’in yazarı) olmuş. Eğer 16.yüzyıl katedralininin çevresinde bir Pazar sabahı gezinti yaparsanız içeride ayin yapmakta olan koronun sesiyle çınlayan sokakta bir an için Ortaçağ’a gidip geldiğinizi sanabilirsiniz.
Apollonas Heykeli: 10 metre boyundaki 2600 yıllık bu dev çıplak erkek heykelini,plajları ve tavernalarıyla aynı zamanda bir tatil beldesi de olan Apollonas kasabasında görebilirsiniz.
Plajlar: Naxos,Kiklad Adaları’nın en güzel ve en uzun plajlarına sahip adalarından biridir. Naxos Kasabası’nın yakınındaki Agios Georgios Plaji Ada’nın ana plajıdır. Çevresinde bir çok bar ve restaurant olan plaj uzun ve kumludur. Suyu uzun metreler boyu oldukça sığdır, dolayısıyla çocuklu aileler için mükemmel bir plajdır. Burada sörf yapmayı öğrenebileceğiniz veya katamaran kiralayabileceğiniz bir de su sporları merkezi vardır.
Naxos Kasabası’ndaki Grotta Plajı şnorkelli dalış için uygundur.
Naxos Kasabası’ndan kalkan feribotlarla 5km uzunluğundaki çıplaklar kampı Plaka, sörf yapılan Micri Viagla, 7km uzunluğundaki Kastraki gibi daha sakin plajlara da gitmek mümkündür.
Gece Hayatı: Naxos’ta güneş battığında partileriyle meşhur adalarda olduğu kadar büyük bir hareket olmaz, ancak yine de kanı kaynayanları diğer günün ilk ışıklarına kadar tatmin edecek sayıda bar ve diskoyu Ada’da bulmak mümkündür. Bunların merkezi liman şehri Naxos Kasabasıdır.

SANTORINI
Yunan Adaları’nın hepsini görmüş olanların büyük bir çoğunluğu içlerinden Santorini’nin en etkileyici olduğu konusunda hemfikirdir. Gerçekten de, Antik Zamanlar’da meydana gelen büyük bir volkanik patlama sonucunda bu günkü krater görüntüsüne sahip olan Santorini yıl boyu, 1 milyonun üzerinde turistten ve balayı çiftlerinden oluşan bir ziyaretçi akınına uğrar. Evet, Santorini Krateri’nin eşsiz gün batımı manzarası her yaz Avustralya gibi uzak ülkelerden bile gelen bir çok çiftin nikahına fon oluşturur.
73 kilometrekarelik yüzölçümüyle diğer adalara oranla daha küçük bir Ada olan Santorini, gerçekten de muhteşem manzaralara sahip bir coğrafyadır. Ada 3500 yıl öncesine kadar yerli halk Minoanlılar’a ev sahipliği yapmış ve o zamanlar bir daire şeklindeymiş. Bu tarihteyse Ada’daki volkan büyük bir sarsıntıyla patlamış ve bu şiddetin sonucunda Ada’nın ortası sular altına gömülmüş (bazı arkeologlar Kayıp Şehir Atlantis’in burası olabileceğini düşünüyor) ve hilale benzer şekli ile bu günkü Santorini oluşmuş.
Bu olay kızgın lav ve tüfün altında kalan yerli halkın hazin sonu olmuş ancak bu gün gerek benzersiz coğrafi şekli ile, gerek katılaşmış tüflerin altında binlerce yıl çok iyi korunagelmiş arkeolojik kalıntılarıyla Santorini’nin Dünya’da eşi benzeri yoktur ve bu özellikleriyle ülke turizmine hatırı sayılır bir katkıda bulunmaktadır.
Tüm Kiklad Adaları gibi Santorini de bir dönem Türk hakimiyetinde kalmıştı.
Görülecek Yerler/Aktivite:
Plajlar: Santorini, plajlarıyla ün yapmış bir Yunan Adası değildir. Bununla birlikte Ada’nın etrafındaki irili ufaklı plajlardaki siyah volkan kumunda güneşlenmenin ayrıcalığı da başka bir adada bulunmaz.
Bot Turu: Limandan kalkan mini tur botlarıyla kraterin ortasındaki adalara yapabileceğiniz günübirlik turlarda sıcak şifalı suda yüzebilme şansı var. Böylelikle Santorini’nin ilginç coğrafik yapısını da uzaktan görmüş olursunuz. Bu gezini dönüşündeyse, eğer daha önce araba ve ya asansörü kullandıysanız, yarığın tepesindeki şehre bu kez ‘eşek taksi’lerle tırmanarak gününüzü noktalayabilirsiniz.
Fotoğraf: Bilmenizi isteriz ki Yunan Adaları’nı tanıtan bir çok kartpostalın üstünde ve kitabın kapağında gösterilen beyaz badanalı, parlement mavisi pencere, kapı ve kubbeli yapı tarzi Santorini’ninkilerdir. Dolayısıyla fotoğraf tutkunlarının rahatlıkla bir iki rulo harcamadan dönemeyeceği bir yer olacaktır Santorini. En güzel fotoğraflar Ada’nın baş şehri olan Fira’nın uçlarındaki yapılardan çekilebilir.
Akrotiri ve Thira Harabeleri: Volkan külü altında binlerce yıl çok iyi bir şekilde korunmuş olan Santorini Adası’nın eski yerlilerinden kalma Akrotiri Harabeleri 3600 yıl öncesindendir. Buradaki evlerden çıkarılmış rengarenk eski duvar resimlerini görmek için Ada’daki Thira Müzesi’ne gitmeniz gerekiyor.
Thira Harabeleri’ndeki kalıntılar ise Akrotiri’ye oranla daha yakın tarihtendir; tiyatro, agora, tapınak gibi 2800 yıllık Antik Yunan ve Roma Harabeleri ile daha genç Bizans harabeleri.
Alışveriş: Santorini’nin şarapları ünlüdür ve bir çok bağ sahibi cüzzi bir ücret karşılığında meze eşliğinde şarap tadımı yaptırır. Şarap, bir yeraltı mağarasında bulunan Volcano Şarap Müzesindeki 1600’lerden beri kullanılan şarap yapımı ile ilgili aletleri gezdikten sonra buradan da alınabilir.
Şarabın yanısıra başşehir Fira’daki hediyelik eşyacı ve kuyumcularda da aradığınızı bulabilmeniz mümkün.
Yemek: Santorini’de bir restaurantın kalitesini, yemekleriyle beraber krater manzaralı olup olmadığı belirler. Tabii, balık her yerde balık diyebilirsiniz, ancak Santorini Krateri manzarası eşliğinde yenilmiş balık mönülü bir akşam yemeği, anılarınızda özel bir yere sahip olacak kadar doyumsuz olacaktır.
Gece Hayatı: Santorini gece hayatı konusunda Mykonos’tan sonra ikinci sırada gelir. Birbirine yürüyüş mesafesi uzaklığında bir çok eğlence merkezi vardır. Dans etmek için The Town Club, Koo Club, Kira Thira ve Enigma adlı dört disko en ünlüleridir. Geleneksel Yunan Tavernası içinse yine aynı sıradaki Bar 33 en iyisidir. Bu bölgede bir de canlı Rock müzik dinleyebileceğiniz Two Brothers adlı mekan var.

 

TÜKETİCİ SÖZLEŞMESİ : ÖDEME KOŞULLARI : NEDEN TATİLWEB : HAKKIMIZDA : BASINDA TATİLWEB
BİZ SİZİ ARAYALIM : İLETİŞİM : SİTE HARİTASI

Sitemizde belirtilen programlar ve fiyatlar sürekli güncellenmektedir.
Güncellenme aşamasındaki olası tipografik hatalardan acentamız sorumlu değildir.
Click to verify Secure Sertificate
web tasarımı ve yazılım » geniş açı